4 SORUNA 4 SIFALI BITKI

Hazımsızlık Çare: Melisa Ne sağlıyor? Şifalı bitkilerle uğraşan uzmanlar, melisanın hazımsızlığa karşı birebir olduğunu söylüyorlar. Ayrıca antideprasan özelliği olan bu bitki, kendinizi kısa bir sürede iyi ve daha mutlu hissetmenizi sağlayabiliyor. Aynı zamanda, anksiyete ve uyku problemlerini gidermede de etkili olan melisanın hafızayı güçlendirdiği de biliniyor. Bunu deneyin: Hazımsızlıktan yakınıyor ve melisanın olumlu etkilerinden faydalanmak istiyorsanız, 3–4 çay kaşığı kuru melisa yaprağıyla demlediğiniz çaydan günde 2 fincan için.

Mide bulantısı Çare: Papatya Ne sağlıyor? Papatya sindirim sistemi üzerinde pek çok olumlu etkiye sahip bir bitki ve mide spazm ve kramplarını da önlüyor. Bu özelliğiyle de mide bulantısının yanı sıra, şişkinlik, hafif gastrit semptomları ve gaz şikâyetlerini gidermede de etkili olabiliyor. Uzmanlar, papatyanın araba ve gemi yolculuklarında oluşan bulantıları önlemede de etkili olabileceğini belirtiyor. Bunu deneyin: Marketlerde hazır satılan papatya çaylarını deneyebileceğiniz gibi aktarlardan kuru papatya alıp kendi çayınızı kendiniz de demleyebilirsiniz. Ayrıca büyük bir kapta demlediğiniz papatya suyuna batırdığınız minik bir havluyla karnınıza 20 dakika boyunca kompres yapmak da bulantınızı hafifletecektir.
Halsizlik Çare: Ginseng Ne sağlıyor: Ginseng, özellikle Uzakdoğuluların enerji kaynağı olarak kullandıkları ve asla vazgeçemedikleri bitkilerin başında geliyor. Aynı zamanda hafızayı güçlendiren, anksiyete ve huzursuzlukla da savaşan ginsengten bol bol tüketmek, oruç tutanların sık sık yaşadığı halsizlik ve yorgunluk sorununa karşı ida oldukça yi geliyor. Bunu deneyin: Ginseng kökünü aktarlardan temin edebilir, bununla çay demleyebilir ya da yemeklerinizin içine rendeleyerek kullanabilirsiniz. (Günde yaklaşık 1 – 2 gr.) Ayrıca doğal ürünler satan mağazalardan aldığınız ginseng haplarını bir uzmana danışarak kullanabilirsiniz.

Kötü nefes kokusu Çare: Biberiye Ne sağlıyor? Sindirim sistemini düzenlemek için kullanılan biberiye kötü nefes kokusunu gidermede son derece etkili. Ayrıca açlık nedeniyle oluşan başağrılarını gidermek için de biberiye yapraklarını parmaklarınızın arasında sıkabilir elinize gelen yağı, şakaklarınıza sürüp hafifçe ovabilirsiniz. Bunu deneyin: Taze biberiye yapraklarını salata ve et yemeklerinin üzerine lezzet vermek için serpebilirsiniz. Kurumuş biberiye yapraklarını ise çay demlemek için kullanabilirsiniz


Faydalı Bitkiler Nasıl Demlenir?

Şifalı bitkiler çay gibi demlenmez...

Uzmanlar, özellikle kış aylarında yoğun şekilde tüketilen bitki çaylarının ilaç gibi düşünülmesi, günde 3 fincandan fazla içilmemesi konusunda uyardı. Selçuk Üniversitesi Çumra Meslek Yüksekokulu Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Gümüşçü, soğuk algınlığı ve grip gibi rahatsızlıkların arttığı bugünlerde, iyileşmek ya da hastalanmamak için bitki çayları tüketiminin arttığını belirtti. Bazı rahatsızlıklara iyi gelen bitkilerin ortak özelliğinin, vücut direncini artırması ve bağışıklık sistemini güçlendirmesi olduğunu vurgulayan Gümüşçü, son dönemde en fazla talep gören şifalı bitkilerin melisa, ada çayı ve kekik olduğunu ifade etti.
EKİNEZYA İLGİSİ

Ana vatanı Amerika olan ekinezya adlı bitkinin de son dönemde yoğun ilgi gören şifalı bitkiler arasında yer aldığını anlatan Gümüşçü, 'Bu bitkilerin çayları tek başlarına tüketilebileceği gibi, bir kaç bitki karıştırılarak da içilebilir. Karışımlar daha faydalıdır, çünkü her bitkinin içinde farklı özelliklerde maddeler bulunduğu için, bu maddeler karışımlı çaylarla bir defada alınabilir' dedi.

GRİBE ÇOK İYİ GELİYOR

Gereğinden fazla miktarda alınan bitki çayları, kişinin bazı kan değerlerinde yükselmelere neden olarak rahatsızlıklara yol açabiliyor. Gümüşçü, limon, zencefil ve tarçının da soğuk algınlığı ve grip gibi rahatsızlıklara iyi gelen bitkiler arasında yer aldığını ifade etti.

Şifalı bitkisel sözlük
AKTAR UYARISI

Gümüşçü, 'Vatandaşlarımız bu bitkileri, tanıdıkları ve güvendikleri aktarlardan almalıdırlar. Çünkü işinin ehli olan aktarlar, hem yüksek kalitedeki ürünleri satar hem de bitki karışımlarını olması gerektiği gibi tavsiye ederler' dedi. Gümüşçü, belli ölçülerin aşılmadığı ve uygun biçimde kullanıldığı takdirde şifalı bitkilerin hastalıkları önlemede faydalı olduğunu bildirdi.


ŞiFALI BiTKiLER ÇAY GiBi DEMLENMEZ

Ahmet Gümüşçü, her şifalı bitkinin ihtiva ettiği farklı maddelerle ayrı ayrı vücuda yarar sağladığını ifade etti. Şifalı bitkilerin çay gibi kaynatılmadan, sıcak suyun içine salınıp bir kaç dakika bekletildikten sonra içilmesinin en doğru yol olduğunu dile getiren Gümüşçü, 'Bitki çayları ilaç değildir. Nasıl ki 'bir an önce iyileşeyim' diye düşünüp, günde belli ölçekte kullanılması gereken ilaçlardan fazla fazla içemiyorsak, bitki çaylarında da aynı prensibe uymamız gerekir' diye konuştu. Gümüşçü, 'Melisa, ada çayı ve kekik gibi ürünlerden günde en fazla 3 fincan içilmelidir. Bu oran hemen hemen tüm şifalı bitkiler için aynıdır.


MANTAR HASTALIGINA KARSI AYNISAFA BITKISI

Mantar hastalığı olan kişiler için Prof.Dr.İbrahim Saraçoğlu 2 bitkiyi önermektedir;
Aynı safa bitkisi ve civanperçemi .
Aynısafa bitkisinin turuncu yapraklı ve çiçekli olmasında fayda var.
aynısafa kremi
Kürün hazırlanışı :1 kahve fincanı klorsuz suyu kaynatın. Kaynayan suyun içine 4-5 kaşık civanperçemi veya aynısafa bitkisini , atıp 4-5 dakika , kısık ateşte kaynatın. Lapa haline gelen bitkiyi ılıyınca mantar olan bölgenin üzerine, gece yatarken sürün ve sabaha kadar tutun. Bu uygulamayı birkaç gün yapın.

Kronik mantar şikayetleri için;
3 yemek kaşığı aynısafa bitkisini suda kaynatıp lapa haline getirin ve tülbentle sarıp 1 saat bekletin
not:Kullandığınız bitkinin bu yılın mahsulü olmasına dikkat edin.

ENDER SARAC - SELULİT YAGI MASAJI

selülit
SELULİT YAGI MASAJI

Sağlıklı yaşam konusunda yazıları ve çalışmalarıyla tanınan Dr. Ender Saraç’tan selülit masajı yağı reçetesi.
Ender Saraç’ın tecrübelerine dayanarak geliştirdiği bu masaj yağı en az 3 hafta uygulanırsa 1-2 ay içinde sonuç verebiliyor.
1/2 tatlı kaşığı susamyağı, 1/2 kahve kaşığı portakal yağı, 4-5 damla biberiye yağı, 10 damla kekikyağını temiz bir kapta karıştırın.

Sonra bu karışımı hafifçe ısıtın (vücut ısısına yakın olması yeterli).
Selülit olan bölgeye ellerinizle yedirerek sürün ve iyice yedirdikten sonra hafifçe cildi kızartacak şekilde ham ipek keseyle veya kabak lifi gibi bir keseyle sertçe bastırarak en az 10-15 dakika masaj yapın.
Daha sonra yağlı selülitli bölgeyi mutfak streçiyle sarın ve hemen ter atmak için spora veya egzersize gidin.

En az 20 dakika aktif ve terletici hareket yaptıktan sonra banyoda iyice ovalayarak yıkanın.
Eğer zamanınız varsa bu işlemi sabah ve akşam, yoksa sadece günde bir kez yapabilirsiniz.

KETEN TOHUMUYLA GENC KALIN

;">KETEN TOHUMUYLA GENC KALIN

keten-tohumuAnti-aging, dünyada ve Türkiye'de de gittikçe yaygınlaşmaya başladı. İnsanlar 'genç yaşlanmak', zayıf kalmak, formunu korumak için adeta birbirleriyle yarışıyorlar. İşte uzmanlara göre, keten tohumunun burada da olumlu etkileri var.

Keten tohumunun yaşlanmayı geciktirdiği belirten Saraç, "Keten tohumundaki Omega-3, Vitamin B12 ve lifler, hücreleri genç tutarak yaşlanmayı geciktiriyorlar. Zayıflatıcı özelliği de var bu tohumların. Keten tohumu hem kabızlık oluşmasına engel oluyor hem de çok lifli olduğu için de suyla, sütle ya da başka sıvılarla şişerek tokluk hissi de sağlıyor.

Ancak aşırı miktarda alınırsa, sonuçta bunda da yağ ve vitamin olduğu için zayıflatıcı etkisi olmaz. Ama 1 veya 1 buçuk çorba kaşığı keten tohumu, günlük tüketim açısından yeterli" diyor. Keten tohumunun yararlarının pek bilinmediğine, dolayısıyla insanların bunu pek fazla tüketmediklerine değiniyor uzmanlar. Oysa Türkiye'nin her köşesinde bulunan bu minik tohumlar, hem sağlığa hem de ekonomik olduklarından keseye de hitap ediyorlar.

Keten tohumu ne içerir?
  • Omega-3, Omega-6 ve Omega-9 yağ asitleri
  • Yüksek oranda çözünür ve çözünmez lif
  • Protein
  • Lignanlar (kansere karşı maddeler)
  • Vitaminler
  • Mineraller
  • Amino asitler
Keten tohumu nasıl tüketilir?
  • Kaynatılarak içilebilir.
  • Dövülerek, öğütülerek toz haline getirilebilir. Bir kaşık ağza atıldıktan sonra arkasından su içilebilir.
  • Kavrulmuş olarak tüketildiğinde daha lezzetli olur. Keten tohumunun çok özel bir tadı veya kokusu yoktur, ama kavrulunca güzel bir tada kavuşur.
  • Tohum şeklinde de tüketilebilir.
  • Yemeklere, yoğurda, salatalara, müsliye, pasta, börek gibi unlu mamullere karıştırılarak da tüketilebilir.
  • Günde 1-1.5 çorba kaşığı keten tohumu sağlıklı kalmak açısından yeterlidir. Dozunu kaçırmamakta yarar var
KETEN TOHUMU YAĞININ BİLİNEN BAZI FAYDALARI
  • Mide-bağırsak sorunlarına karşı iyi gelir.
  • Bağırsakları yumuşatır, kabızlığa iyi gelir.
  • Kemikleri güçlendirir. Özellikle menopoz döneminde yararlıdır.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Menopoza bağlı şikâyetleri hafifletir.
  • Kalp-damar hastalıklarından korur.
  • LDL Kolesterol ve Trigliserit seviyesini düşürür.
  • Yüksek tansiyonu düşürür.
  • Romatizmal hastalıkları önler.
  • Sinir sistemini güçlendirir.
  • Hafızayı güçlendirir.
  • Kan şekerini dengeler.
  • Konsantrasyon bozukluğuna karşı iyi gelir.
  • Yaşlanmaya bağlı dikkat dağınıklığına karşı iyi gelir.
  • Haricen kullanılarak yaraların çabuk iyileşmesini sağlar.
  • Egzama ve sedef hastalıklarında kullanılır.
  • Nasırlarda kompres olarak kullanılır.
  • Solunum yolu hastalıklarında olumlu etki yapar.
  • Ruhsal bozukluklara karşı iyi gelir.
  • Öksürüğü giderir.
  • Ağız boşluğu, boğaz ve diş eti rahatsızlıklarında gargara olarak kullanılır.
  • İkridarsızlık, prostat ve kısırlığa karşı etkilidir.

ASTIM ( NEFES DARLIGI ) ICIN BITKISEL FORMULLER

Nefes alma sırasında, atmosfer havasının solunum olayının olduğu ‘alveol’ denilen hava boşluklarına naklini sağlayan iletici hava yollarında daralma, tıkanıklık ve buna bağlı olarak hava akımında zorlukla karekterize bir hastalıktır. Hava yollarında mikrobik olmayan süreğen bir iltahaplanma söz konusudur. Olası bir astım nöbetinde dik oturulmalı ve karını biraz öne çıkarmak gerekir. Nefes alırken akciğer hava keseciklerinin çökmemesi için dudaklar sivriltilmelidir. Düzenli solumak çok önemlidir. Çok soğuk havada dışarı çıkmamak, zorunlu hallerde çıkılırsa ağız ve burun atkı ile kapatılmalı ve düzenli solunmaya dikkat edilmelidir.

PRATİK BİTKİSEL FORMÜLLER

İşte nefes darlığı için birkaç faydalı tarif:

10 adet karanfil, 10 adet karabiber, 6 adet zencefil, 5 adet tarçın, bir tutam ısırgan otu ve 1 tutam ayva yaprağı 2 litre suya konulur ve 10-15 dakika ünde 3 bardak içilir. Her içildiğinde bir miktar ısıtılıp ve bir miktar balla tatlandırılıp içilmelidir.* 1 Bardak kaynar suya 10 gram ısırgan yaprağı konur, 10 dakika bekletilir ve günde 3-4 bardak içilir.

KARANFİL
Öksürükotu çayından günde 2-3 bardak içilmelidir. Ayrıca öksürükotu, sinirliot ve kekik karışımı çayda kullanılır.
1 Bardak suya 5 gram ayva yaprağı konur. 10 dakika kaynatılıp günde 2-3 bardak içilir.

ÖNERİLEN BİTKİLER

KAHVE, ÇAY, KAKAO VE ÇUKALATA
DOMATES
MEYANKÖKÜ
ISIRGAN OTU

SARS HASTALIGINA KARSI MEYAN KOKU

Dünya geçtiğimiz yıl içinde SARS'la tanıştı. Bilim adamları bu hastalığı yenecek antikorlar geliştirmeye çalışırlarken, geçtiğimiz günlerde SARS'ın çözümünün doğada bulunduğu açıklandı. Alman virologlar, meyan kökünden elde edilen bir maddenin, SARS'a karşı kullanılan ribavirin maddesinden çok daha etkili olduğunu kaydettiler.The Lancet dergisinde yayımlanan habere göre, Frankfurt Üniversitesi'nin kliniğinde görevli virologlar, meyan kökünden elde edilen ve HIV-1 (AIDS virüsü) ve Hepatit C virüsüne karşı başarıyla kullanılan glisirizin maddesinin, laboratuvar ortamında SARS virüsünün çoğalmasını engellediğini açıkladılar.


Meyan kökünün özünün etkinliği SARS koronavirüsü tarafından enfeksiyona uğramış maymun hücreleri üzerinde de test edildi. Prof. Prakash Chandra, kullanılan ribavirin maddesinin toksik etkisine dikkat çekerek, glisirizin maddesinin yüksek konsantrasyona rağmen yan etkisinin çok az olduğunu, uzun dönem araştırmalarının yapıldığını, bu maddenin ucuz olduğunu ve zehirli olmadığını belirtti. Meyan kökündeki bu madde, yüksek dozda kullanıldığında SARS virüsünün üremesini tamamen durduruyor. Bu bitki, virüsün, enfeksiyona yol açan hücrelere bağlanmasını zorlaştırarak üremesini engelliyor.


Ahmet Maranki - STRES VE DEPRESYONDAN KURTULMAK ICIN

STRES VE DEPRESYONDAN KURTULMAK İÇİN :

SİNİR VE STRESİ YOK ETMEK İÇİN: 5 gr kedi otunu 1/2 Lt suda 3 taşım kaynatın. Sabah akşam 1 kaşık için.
DAHA AĞIR DEPRESYONLAR İÇİN : 1 Lt kaynar suya, 5 gr tane kimyon, 5 gr sarıkantorunu atıp 15 dak. demlendirin. Sabah akşam 1 bardak için.
Hergün 5 adet badem yiyin.
Sabahları evden çıkmadan yüzünüze badem yağı sürün.

MEYAN KOKUNUN FAYDALARI

Diğer İsimleri : Piyan, Boyan, Glycyrrhiza, Licorice, Reglisse
MEYAN KÖKÜNÜN FAYDALARI

 
Botanik Bilgi : Baklagillerden, ırmak kenarlarında, sulak ve nemli yerlerde yabani olarak yetişen bir bitkidir. Boyu 50-150cm bazen de 200cm’i bulabilir. Çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları kanat şeklindedir. Yaprakçıklar, eliptik şekilde, kenarları bütün, üstü koyu yeşil, altı grimsi yeşil ve tüylüdür. Çiçekleri; leylaki, açık morumsu leylaki, pembemsi leylaki renkte, kelebek şeklinde, kupa yaprakları boru şeklinde, boğumlarda genellikle altılı başak görünümündedir. Meyveleri, esmerimsi kırmızı renkte, fasulye kapsülü şeklinde, içinde 3-6adet esmer renkte tohumları bulunur. Kökleri kazık şeklinde, ana kök ve sürgün yan köklerden meydana gelir. Yan kökler sayesinde bitki kısa zamanda çevresine yayılır. Yan kökler bazen metrelerce uzunlukta dışı grimsi esmerler esmerimsi kırmızı arası renktedir.Yetiştirildiği Yerler : Vatanı Türkiye, Akdeniz ülkeleri, Ukrayna, Rusya, Türkistan olup günümüzde ılıman iklimli olan her yörede yetiştirilebilir.

Toplanması - Saklanması : Meyan kökleri söküldükten sonra yıkanır, 15-40cm boylarında doğranarak kurutulur, nemden ve güneş ışınlarında uzakta muhafaza edilir. Meyan kökleri soyulduktan sonra veya soyulmadan kurutulur, bu nedenle soyulmuş ve soyulmamış diye iki türü mevcuttur.

Bilinen Bileşimi : Meyanın rizom kökü, normal şekere göre elli kat daha tatlı olan glisirizin ile flavon, saponin ve kumarin adı verilen maddeleri; tadı acı uçucu yağlan, nişasta ve yapışkan bitki sıvısını içerir.Kullanıldığı Yerler : Bu kökler ilaç ve bira endüstrilerinde, kolalı içitlerin yapımında kullanılır. Anadolu’da bu kökten şerbet yapılarak içilir. Üç yıllık köklerinden elde edilen meyan balı, koyu renkli toz, çubuk ya da dörtgen şeklindeki parçalar halinde satılır ve ilaç olarak kullanılır.

Faydaları :

İdrarı arttırır. Müshil özelliği vardır.Hazımsızlık, şişkinlik ve gaz sorunlarını azaltır.Kadınların hormon seviyelerini normalleştirmeye yardımcı olarak menopoz semptomlarını tedavide faydalı olur.Adet öncesi oluşan ağrı ve gerginliği azaltır.Anti iltihapsal aktivitesi nedeniyle şişmeler ve arteritleri iyileştirmede yararlı olur.

Meyan kökü Çayı:

Çayı yorgunluk giderici etki yapabilir.
Bu çayla yapılan gargara ağız içi yaralarını iyileştirir.
Nezleyi tedavi edici özelliği vardır.
Mide ve on iki parmak ülserinde ve gastritte faydalıdır. (Bu durumda yemeklerden sonra içine bir parça tarçın katılmış meyan kökü çayı içilmelidir.)

Karaciğeri korur ve destekler. Virüs kaynaklı karaciğer hasarında önleyici ve koruyucudur.
Kronik yorgunluk ve fibromiyalji de belirtileri azaltır, enerjiyi artırır, bitkinliği giderir.
Ses kısıklıklarına iyi gelir.
Göğüs yumuşatıcı ve balgam söktürücüdür.
Yemekten sonra alınacak bir çay kaşığı meyan kökü tozu bağırsakları rahatlatır.


Kullanım Şekli :

Çay : 1/2-1 tatlı kaşığı alınır, 1 bardak suya konularak kaynama noktasına kadar ısıtılır. Bu noktada ateş kısılıp 10-15 dakika daha ısıtma işlemi sürdürülür. Böylece elde edilen çaydan günde üç kez birer bardak içilir

Piyasada çubuklar halinde satılan meyankökü ağızda emilerek aynı tıbbi etkilerinden yararlanılır veya meyan balı suda kolayca eritilerek içilir. Ayrıca meyan balının mukozayi koruyucu ve yara iyileştirici etkileri vardır.

UYARI : Nadiren bas dönmesi veya bas ağrısı yapabilir. Yüksek tansiyonlu kişiler kullanmamalıdır.

AHMET MARANKİ - VİTİLİGO HASTALARI ICIN

Ahmet Maranki Vitiligo hastaları için bitkisel kürler.

Öncelikle vitiligo hastaları güneşten uzak durmalılar. Çünkü güneş ışınları vitligo hastaları için zararlıdır. Sabah 09.00-10.00, öğleden sonra 15.00.-17.00 saatleri arasında dışarı çıkmaları uygun olur.
Havuza girmeyin. Havuzun içinde bulunan klor cilde zararlıdır.
Soğuk suyla yıkanaraka, kan devaranını artırmanız faydalı olur.
Gelelim birkisel kürlere ;
vitiligoPancar, elma, beyaz lahana ve havucun suyunu sıkın. Hatta mevsime göre içine bir demet maydonoz, tere, ıspanak gibi yeşillikleri de ilave edebilirsiniz. Su sebzelerin suyunu sıktıktan sonra, içine mutlaka 1 tatlı kaşığı zeytin yağı koyun. Çünkü bu sebzelerin içinde bulunan vitaminler yağda eriyen vitaminlerdir. Bu küre 21 gün devam edin. Bu küre başladııktan 1 hafta sonra karaciğer kendini toplamaya başlayacaktır. Ama sedef ve vitiligo hastalarının unutmaması gerene şey, karaciğerin kendini toplamasının 1 yılı bulacağı.
Vitiligo hastaları için en şifalı besin mısırdır. Mısırı haşalayıp yiyin, haşlama suyunu için, hatta koçanlarını kurutun, toz haline getirin, yemeklerin üzerine baharat gibi serpip tüketin.

MISIRIN DIŞTAN KULLLANIMI : Mısırı lapa halinde pişirip ezin.Suyuyla ellerinizi ve alalı bölgeleri yıkayın. Lapasını da yine alalı bölgeleri sürün.

PROSTATA KARSI BITKISEL FORMULLER

Erkeklerde 50 yaşından sonra görülen bir hastalıktır. Özellikle geceleri sık sık idrara çıkma, idrarın ağrılı ve sızılı olması, damla damla akması gibi belirtilerle kendini gösterir. Her gün 1-2 fincan adaçayı tüketmek, mısır püskülü, yeşil çay, anason ve zerdeçaldan oluşan karışımı çay yapıp içmek prostat için faydalıdır.

 
Yine hergün 1 çorba kaşığı keten tohumu yada yağı tüketmek, meyankökü çiğnemek, bol biberiye, dereotu, zerdeçal ve maydonoz yemek ve bol su içmek prostat sağlığı için çok önemlidir.

 
PRATİK BİTKİSEL FORMÜLLER
  • 10 gram hazenbel, 10 gram kereviz yaprağı veya tohumu ayrı ayrı bir litre suda 10 dakika kaynatılır. 30 dakika demlenip, sabah akşam tok karnına birer su bardağı ayrı ayrı içilir. Bu terkibin içilmesine 1 ay devam edilmelidir.
  • 250 gram brokoli bitkisi 1 kilo suda 4 dakika kaynatılır. Günde birkaç bardak içilir.
  • 8 kilo kaynar suyun içine 500 gram sarı kantaron konulur. 40 dakika kaynatılıp, süzülür. Dolapta muhafaza edilen karışımdan sabah, öğle, akşam yemeklerden 1 saat önce 1 bardak içilir.
  • At kestanesi, tam açılmamış servi kozalağı, mazı yaprağı, ardıç tohumu, ökse yaprağı, ayrık kökü ve maydonoz gibi bitkilerin çayları günde 3-4 bardak içilir. Günde 3-4 bardak içilir.
  • Kenevir, kereviz tohumuyla beraber kaynatılıp balla tatlandırılarak macun yapılıp yenmeye devam edilir.
ISIRGAN

 
  • Isırgan otu prostat büyümesinden kaynaklanan idrar zorluğunu rahatlatır.
  • 1 Bardak kaynar suya, 10 gram funda konulur. 10 dakika bekletilip, günde 2-3 bardak içilir.
  • Maydanoz kaynatılıp, günde 3 bardak içilir.
  • Prostat iltihabı için her gece 1 lt suda 1-2 soğan sabaha kadar bekletilerek, sabah aç karna içilir.
ÖNERİLEN BİTKİLER

 
ISIRGAN OTU-GÜNDE 2-3 ÇAY KAŞIĞI ÖZÜT ALINMASI ÖNERİLİYOR.

 
KABAK ÇEKİRDEĞİ

 

 

ENDER SARAC'IN ZAYIFLAMA FORMULU MATE CAYI

Mate Çayı Ne İşe Yarar ?

mateçayıVücuttan su atımını kolaylaştırır, böylece ödem giderici etki sağlar.
Yağların hızlı yakılmasını sağlar. Bu nedenle rejimlerde ve obezite tedavisinde sıkça kullanılır.
Yüksek orandaki vitamin ve mineral içeriği ile vücuda enerji verir.
Dokuları zararlı dış etkenlere karşı koruyarak, yaşlanma etkilerini geciktirir, vücudun direncini artırır.

Mate Çay Kullanımı ve etkisi

Mate, Biberiye, Kekik, Funda yaprağından 1′er tatlı kaşığı, Yeşil çaydan 2 tatlı kaşığı 1 litre kaynamış suya eklenir 10 dakika demlendikten sonra süzülerek içilir. Kilo farkını ve etkisini hemen 3 gün içerisinde göreceksiniz
Sabah hazırlayıp ister soğuk ister sıcak gün içerisinde 1-2 litre tüketiniz.

Yağ yakan Mate Çayı

Yeşil çay, rezene, meyan kökü, maydanozun sapı, yemeklere iki kaşık zencefil, ucundan keten tohumu… Şimdi de "Mate Çayımız" çıktı. Ta Paraguaylardan gelme. Bir yandan sağlıklı inceltirken, bir yandan da enerji verdiği kulaktan kulağa yayılıyordu. Dayanamadım denedim tabii. Tadı bol tarçınlı, biraz buruk ancak kategorisine göre içilebilir. Misal bir arkadaşım günde üç vakit hüpletmekte… Peki nedir bu çayın faydaları? Onu da Doğa Bitkisel Ürünler’in sahibi Gülben Uras’tan öğrendim. Mate Çayı tüm dünyada obezite tedavisinde kullanılıyormuş. Vücutta yağ emilimini engelliyor, yağların hızlı yakılmasını sağlıyor ve vücuttan su atılımını kolaylaştırıyormuş. Aynı zamanda kafein benzeri özelliklere sahip fakat kafeinin kötü etkisine sahip değilmiş. Her yaş kullanabilirmiş .Metabolizması yavaş işleyen kişiler için son derece sağlıklı bir içecekmiş. Tam etki için günde üç fincan tüketilmeliymiş.

Kaynak: Ayşe ÖZYILMAZ - Sabah


BEŞİBİRYERDE ÇAYI

KETEN TOHUMU SİFA KAYNAGI

Latince adı 'Linum Usitatissimum' ile keten, dünyada tarımı yapılan ilk ürünler arasında yer alıyor. Sadece dokumacılıkta, kumaş yapımında değil, yaklaşık 10.000 yıldır gıda olarak da kullanılıyor keten bitkisi. Vatanının Mısır olduğu düşünülüyor. Çünkü milattan en az 5000 yıl önce Mısırlılar keten bitkisini, mumyaları sarmak için yetiştirmeye başlamışlar. Ancak artık Türkiye ve Hindistan dahil, tüm dünyada yetişiyor. Uzmanlara göre sağlık açısından ketenin özellikle tohumlarından ve yağından yararlanmak gerekiyor.

KETEN TOHUMU OMEGA-3 KAYNAĞI
Keten-tohumu
Keten tohumunun yararlarından söz eden Eskişehir Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hüsnü Can Başer, keten tohumunun özellikle mide-bağırsak sistemindeki sorunlara karşı iyi geldiğini ve içerdiği yüksek oranda Omega-3 yağ asitleri sayesinde, adeta bir şifa kaynağı olduğunu söylüyor. Ayrıca Anadolu Üniversitesi Tıbbi ve Aromatik Bitki ve İlaç Araştırma Merkezi (TBAM) kurucusu ve eski müdürü olan Başer, "Keten tohumunun, ayrıca kolon kanserini önleyici etkileri hayvan deneylerinde de gösterilmiştir. Keten tohumu içeren gıda takviyeleriyle kandaki kolesterol seviyesinde de düşme gözlenmiştir.

Klinik çalışmalarda keten tohumu destekli gıdaların kanser ve lupus nephritis gibi hastalıklarda olumlu etki yarattığı gözlenmiştir.

Keten tohumu, kalp-damar hastalıklarını da önler. Ayrıca eklem romatizmasındaki yararlı etkilerinin keten tohumunda yüksek oranda bulunan linolenik asit ve sekoizolarisirezinol'den ileri geldiği sanılmaktadır" diyor.Uzmanlar, keten tohumunu mutlaka yaşamımıza dahil etmemiz gerektiğini vurguluyorlar. Bunun en önemli nedenlerinden biri de Omega-3 yağ asitleri. Keten tohumunun, adeta bir somon balığı kadar Omega-3 içerdiğini belirten uzmanlar, bu yağların özellikle kalp sağlığı açısından vazgeçilmez olduğunu belirtiyorlar.Prof. Başer, "Keten tohumu uzun zincirli Omega-3 yağ asitlerine dönüşen alfa-linolenik asitçe (ALA) zengindir. Balık yağları gibi, bu yağ asitlerinin eksikliğini gidermek amacıyla bitkisel bir kaynak tercih edenler için gıda takviyesi olarak kullanılabilir.


Optimum ALA miktarı günde bir veya iki tatlı kaşığı (2-9 g) keten yağı alınmasıyla temin edilebilir. Tohum içinde yağ iki yıl süreyle muhafaza olur. Yağ elde edildikten sonra dikkatle saklanmalı, raf ömrü etiketine yazılmalı, ısı ve ışıktan korunmalıdır. Yağı dondurarak saklamak en iyi yoldur" diyor. Hem dövülmüş keten tohumu hem de keten tohumu yağının, çeşitli kronik hastalıkların tedavisinde, özellikle de kalp rahatsızlıklarının önlenmesinde ve hormona bağlı kanserlerden korunmada ümit vaat ettiğini belirten Başer, keten tohumunun normal diyetin parçası olarak gıda maddelerine katılarak rahatlıkla kullanılabileceğini söylüyor. Başer, "Güvenirliğinin yüksekliği ve başka ilaçlarla etkileşmemesi nedeniyle ideal bir gıda bütünleştiricidir" diyor.


KAYNAK:50MUCİZEBİTKİ


BESİBİRYERDE CAYI

beşibiryerde çayı
1 tatlı kaşığı FUNDA YAPRAĞI
1 tatlı kaşığı MATE YAPRAĞI
1 tatlı kaşığı BİBERİYE
1 tatlı kaşığı KEKİK
2 tatlı kaşığı YEŞİL ÇAY
Bir litre kaynamış suyla 10 dk.demlenecek.Günde 4 bardak içilecek

Beşi bir yerde nasıl hazırlanıyor?
Bir litre kaynamış suya birer çay kaşığı mate, yeşil çay, funda, biberiye ve kekik yaprağı atılır. On dakika demlenmesi bekelenir ve süzülerek içilir.

Ender Saraç: Doğal yollardan kilo vermek, insan sağlığı için büyük önem taşıyor. Bitki çayı diyetiyle ayda beş kilo vermek mümkün. Ancak günde iki ya da üç bardaktan fazla içilmemeli.

Taylan Kümeli: Son zamanlarda zayıflamak isteyenler bitki çaylarına baş vuruyor. Kış aylarında vücutta biriken toksinler kolayca atılabiliyor. Ancak bu karışımları içerken dikkat edilmeli, aşırıya kaçmamak lazım.

Selahattin Dönmez: Her şifalı ot, zayıflamaya yardımcı olur mu? Sıkı bir gıda diyetinin yanında günlük iki ya da üç bardak taze demlenmeş bitki çayları da kullanılırsa kilo vermeye yardımcı olur.

Hangi bitki, ne işe yarıyor?

Mate yaprağı: Tüm dünyada obezite tedavisinde kullanılan mate çayı, yağ emilimini engelleyerek vücuttan su atımını kolaylaştırıyor. Her yaşta insanın rahatça kullanabileceği bitki, iştahı kapatarak zayıflamaya yardımcı oluyor.

Yeşil çay: Son yıllarda kullanımı bir hayli artan yeşil çay, vücutta biriken toksinleri atarak sindirimi kolaylaştırıyor.

Funda yaprağı: İyi bir böbrek çalıştırıcı ve idrar sökücü olan yaprak, bu özelliğiyle zayıflamaya yardımcı oluyor.

Biberiye: Yağ eritici ve hazım kolaylaştırıcı bu bitki, vücutta biriken toksinleri atarak ideal bir kiloya kavuşmanızı sağlıyor.

Kekik: Halk arasında yaygın olarak kullanılan kekik, sindirimi kolaylaştırarak vücuttaki fazla suyu atarak kilo vermenizi sağlıyor.

Biberiyenin Faydaları

biberiye
Bu bitkinin Latince adı, Rosmarinus officinalis’dir ve deniz nemi anlamına gelir. Çünkü biberiye genellikle deniz kıyısında yetişir. Biberiye, antik Romalılar tarafından tütsü olarak kullanılırdı ve bir efsaneye göre Hz. İsa bebekken bir biberiye çalılığının altında korunmuştur.
Romalılıar biberiyeyi defin törenlerinde kullanmayı orta çağa kadar sürdürmüşlerdir. Örf ve adetleri gereği cenaze törenlerinde biberiye dallarını tabutun üstüne koyarlardı. Biberiye yağının iltihaplı hastalıkları tedavi ettiğini zannederlerdi. Bir biberiye filizi düğme iliğine konulursa iyi şans getirdiği ve hafızayı güçlendirdiği söylenir.
Biberiye çiçeklerinin neden mavi olduğuna dair efsanevi ve güzel bir hikayesi vardır. Mısır’da kutsal bir ailenin bezgin kızı olan Mary pelerinini biberiyenin beyaz çiçekleri üzerine örtmüş. Mary’nin peleriniyle çiçekler mucizevi olarak değişerek mavi renkte olmuş. Biberiyenin İspanyolca adı romero ya da hacıların bitkisidir. Nebati olarak beyaz çiçek türleri vardır fakat gölgede mavi çiçektirler.
Biberiye birçok çeşitli durumlarda kullanılabilir :
Evde kullanımı : Taze dallı biberiyeyi bir odanın serin bir yerde saklayın. 2 bardak suda bir avuç dolusu biberiyeyi 10 dakika kaynatın. Banyo ve mutfak temizleyicisi olarak mikrop öldürücü bir solüsyondur.
Dekoratif olarak kullanımı : Biberiye dallarının güzel kokulu bir gövdesi vardır. Halkalar halinde örülüp çelenk olarak süslenir.
Yemeklik olarak kullanımı : Çiçeklerini, kristalize etmek ve süslemek için salataya karıştırılabilirsiniz. Meyve püresine 450 gr şekeri krema ile karıştırıp biberiyeyi ekleyin. Yaprakları idareli bir şekilde katılarak ekmeği de içeren ve fasulye ya da kek olarak da geniş bir yiyecek alanında kullanılabilir. Biberiyeyi pişmiş patateslere lezzet vermek ve yağını da sebzelere tat vermek için kullanın.
Pratik olarak kullanımı : Yaprakları soyulduğunda, barbeküye güzel bir koku vermek için biberiye dalları ateşte yakılır.
İlaç olarak kullanımı : Kan dolaşımını hareketlendirir, ağrıları dindirir ve tatbiki olarak kan yapar. Yağın sindirimine yardımcı olur. Eklem ve romatizma ağrılarına iyi gelir. Gargara yapılarak kullanıldığında mikropları öldürücüdür.
SERİN HAVALARDA
Yorgunluk, depresyon ve güçsüzlük için idealdir. Serin havalarda, kan dolaşımını güçlendirir, sindirimi hareketlendirir, üşütme, nezle, soğuk algınlığı belirtileri ve romatizmaya karşın iyi bir tedavi edicidir. Buz torbası ya da ılık havlulara nazaran, baş ağrıları için çok daha fazla yararlıdır. Mahsul, yıl boyunca taze kalır. tentür ya da demlenerek alınır.
BİBERİYE YAPRAĞI
Biberiye, eklem ağrısı, kas ağrısı, iştah kaybı gibi küçük sindirim problemleri, hafif bulantı ve mide gazı tedavilerinde kullanılır. Biberiye yaprakları, çeşitli maddeler içerir. Bakteri öldürücüdür, sindirimi kolaylaştırır ve bağırsak bölgesini rahatlatır. Dahilen tentür ya da çay gibi, içecek olarak alınır. Biberiye yaprakları, sıkılarak uygulanabilir veya sıcak su içine bırakılarak ıslatılabilir ve yapraklar bükülerek de kullanılabilir.
BİBERİYE YAĞI
Biberiye yağı cilde uygulandığında, cilt yüzeyindeki kan akışını arttırır.
Dozaj kullanımı tavsiyesi :
Çay  :Sindirim problemleri için, bir çay kaşığı kurutulmuş biberiye yaprağı 1 fincan suda 10 dakika kaynatılıp demlenir. Yemeklerden önce bir fincan; günde 3 fincan kadar içilir.
Yağ/Krem
Eklem ya da kas ağrıları için zaruri olarak yağından az bir damla sürülür veya standardize olarak içeriğindeki kreminin yüzde 6 – 10’ u kadar rahatsız olan bölgeye günde 4 kez ovalayarak sürülür.
Sıvı haldeki özü
Günde 3 kez yemeklerden önce yarım çay kaşığı ya da paketinin üzerindeki talimata uygun olarak alınır.
Tentürler
Günde 3 defa yemeklerden önce bir çay kaşığı kadar alınır ya da paketinin üzerindeki talimata uygun olarak kullanılır.
Tenkit ve uyarılar : Biberiye yağını dahilen KULLANMAYINIZ. Biberiye yaprakları çocuklarda ishale neden olabilir. Orta dereceli şeker hastaları biberiye yağı haricindekileri korkusuzca kullanabilir; yağı ciltte kaşıntı yapabilir.

Cinsel Performans Eksikliğine Karşı Ginseng

Cinsel performansta düşüklük ve isteksizlik günümüzde önemli bir problem haline gelmiştir. Cinsellik, insanların enerjisinin en sağlıklı biçimde bütünleşmesi, kişisel ve ruhsal gelişmesi için çok önemlidir. Cinsel organlarnın sağlıklı ve düzenli çalışmasının, genel ve ruh sağlığı üzerinde olumlu etkisi vardır. Her iki cinstede cinsel isteksizliğin altında psikolojik neden yatabilir.
kırmızı gingsengGİNSENG:Cinsel performans eksikliğinde bazı bitkisel takviyeler faydalı olur.Ginseng, özellikle kore ginsengi olarak bilinen cins daha etkilidir.Yulaf, arı poleni ve sütü, tongat ali bitkisi, yohimbin bitkisi, zencefil, kakule, kişniş, safran, keçiboynuzu, meyan kökü gibi bitkiler cinsel performans eksikliğinde faydalıdır. Beslenmede özellikle sade yağ, incir, fındık, badem, ceviz, hint fıstığı, tropikal meyveler, antep fıstığı, bal, kuru meyveler, doğal şekerler, tavuk suyu, kırmızı pul biber, peynir, havyar, pekmez, tahin, sivribiber, kırmızı biber, sarımsak oldukça etkilidir.
Sağlıklı bir cinsellik için en önemli doğal katlılar, güneş ışını, uyku, temiz hava , oksijen ve düzenli spordur.Hem erkekte, hem kadında dinlenmiş bir bedende cinsel dürtüler daha güçlü olur.Güneş ışığının canlandırıcı etkisi, cinsel dürtülerde de artış sağlar.Tüm bu etkenlerin yanı sıra ılık susam yağıyla yapılan günlük 3-4 dakikalık masajın canlandırcı etkiside önemlidir.
PRATİK BİTKİSEL FORMÜLLER
30 Gram anason, 10 gram sinemaki, 2 kilo suda 20 dakika kaynatılıp, sabah akşam 1 bardak içilir
Isırgan tohumu toz haline getirilir.Günde 8-10 gram inek sütüyle beraber içilir.
1 Bardak kaynar suya, 4-10 gram maydonoz tohumu 10 dakika bekletilip, günde 2-3 bardak içilir.
Keten tohumu toz haline getirilir, karabiber ile birlikte balla macun yapılıp yenir.
Taze ceviz balla yenir.
1 Bardak kaynar suya, 2 gram papatya konulur.10 dakika bekletilip, günde 1 bardak sabah aç karına şekerle tatlandırlıp içilir.
1 Bardak suya 10 gram parçalanmış keçi boynuzu meyvesi konulur.10 dakika kaynatılıp, günde 3-5 bardak yemek aralarında içilir.

Ahmet Maranki - Vitiligo Hastalığı

Ahmet Maranki Vitiligo Hastalığıyla İlgili bilgiler veriyor



Prof. Dr. Ahmet Maranki Söz hakkı programında konuşuyor.

MİDE RAHATSIZLIKLARI ICIN BITKISEL FORMULLER

Midenin başlıca görevi, bsinleri ince bağırsağın sindirebileceği kıvama getirmektir. Mide borusundaki yanmalar ve ağızda ekşimsi bir tat meydana getiren geğirmeler, bir mide rahatsızlığının belirtisidir. Bu gibi rahatsızlıklar ebegümeci ve keten tohumu ile giderilebilir.

PRATİK BİTKİSEL FORMÜLLER

1 Bardak kaynar suya, 20 gram menekşe konulur. 10 dakika bekletilip, günde 2-3 bardak içilir.

PELİNOTU

Civanperçemi az pelinotuyla birlikte kaynatılıp, balla tatlandırılarak günde 3 su bardağı içilmeye devam edilir.
Yemeklerin üzerine veya gerktiğinde, 3-5 adet çiğ nohut yenilir. Yemeklerden sonra midede meydana gelen ağrıları giderir.
Bir bardak kaynar suya 4 gr. dağ reyhanı konulur.10 dakika bekletilip, çay yerine içilir.
Yemekten 1-2 saat sonra içilen çay faydalı olur.
8 kilo kaynar su içine 500 gram sarı kantaron bitkisi konulur. 40 dakika kaynatılıp süzülüp dolapta muhafaza edilir. Sabah, öğle, akşam yemeklerinden 1 saat önce bir bardak içilir.
Bir bardak suya 4-10 gram zerdeçal konulur. 10 dakika kaynatılır. Günde 2-3 bardak içilir.
Kudret narı olgun meyvelere balla macun yapılıp yenir.
1 Bardak kaynar suya, 10 gram civanperçemi konulur. 10 dakika bekletilip günde 2-3 bardak içilir.
Bir bardak kaynar suya 10 gram kuşburnu konulur. 10 dakika bekletilip, günde 3-4 bardak içilir.

MİDE BULANTISINA ÖNERİLEN BİTKİLER

SEDEFE BAGLI KASINTILARA KARSI KUR

SEDEFE BAGLI KASINTILARA KARSI KÜR
sedef hastalığı15 adet çekirdekli siyah kuru üzümler havanda çekirdekler ezilerek çatlatılır. Daha sonra çiğneyerek yutulur. Öğleden evvel ve öğleden sonra boş mideye 2 defa alınır. En fazla 15 gün uygulanır. Siyah çekirdekli kuru üzüm çiğnenirken çekirdeklerin hafif buruk tadının olması gerekir. Eğer, çatlamış çekirdeklerin buruk tadı alınamıyorsa, raf ömrünü doldurmuş demektir.
Dikkat: Hazır çekilmiş olarak satılan üzüm çekirdeği amaca uygun değilidir.

kaynak:saraçoğlu.at

FUNDA

Funda: Funda yaprağı iyi bir böbrek çalıştırıcı ve idrar söktürücüdür. Piyasada bulunan birçok zayıflama çayının içerisinde bulunur. Yemeklerden sonra 1 su bardağı kadar içilirse yağların eritilmesinde yardımcı olur. İdrar yolları enfeksiyonlarında etkilidir.

SINUZITE KARSI PAPATYA KURU

Sinüzite karşı kır papatyasını önermekteyim.

GEREKLİ MALZEMELER : 1/2 lt su, 4-5 kaşık papatya kurusu

kır papatyası
YAPILIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : kayanamış olan suyun içine papatyaları atın ve biraz beklettikten sonra indirin. başınızı bu suyun buharına tutun ve havlu ile başınızın etrafını kapatın. bu buharı 10 dakika kadar burnunuzdan ve ağızdan içinize çekin .gün içinde bu işlemi suyu tekrar ısıtarak 3-4 kez tekrar edin. ve haftada 2-3 kez taze olarak hazırlayıp aynı işlemi tekrarlayın. bu işlem sinüslerin boşalmasını sağlayacaktır.. sinüsler boşalmaya başlar başlamaz bu işlemi yapmayı bırakmayın ve birkaç hafta devam edin.
sinüler tamamen boşalmadan bu işlemi bırakırsanız aynı sorunlar tetrar tekrar yineler ve tamamen geçmez.

Bu kür özellikle adet dönemlerinde çok defresif ve agresif olanlar için çok ideal. Aynı zamanda saç rengini açmak isteyenler d e bu kürden faydalanabilirler.


Dikkat: Halk arasında "yaban kavunu" veya "cırtatan" olarak bilinen bu yaban meyvenin suyunu kesinlikle doğrudan kullanmayınız. Özellikle Akdeniz sahillerinde yaz aylarında yetişen bu yaban meyvenin özsuyu doğrudan buruna damlatıldığı taktirde kalıcı zararlar vermekte sağlığı da büyük ölçüde tehdit etmektedir. Bu yabani meyveyi kullanıpta hastanelik olup aylarca hasta yatan çok insan tanıdım.

kaynak:saraçoğlu.at

SIGARA BIRAKTIRMA KURU

Leontice leontopetalum (karabaş otu)
Sigara bıraktırma kürü için "Leontice leontopetalum" bitkisinin doğru türünün saplarını önermekteyim. Bu kür kibrit çöpü uzunluğunda kesilmiş 50 adet bitki saplarıdır. Canınız her sigara istediğinde, bitki çöplerinden bir tanesi ağıza alınarak ucundan 2-3 kırılarak çiğnenir. Çiğnemeye başladıktan sonra sigaraya olan içme isteği yok olur. Çiğnediğiniz 2-3 cm uzunluğundaki çöpü tükürebilir veya yutabilirsiniz. Her sigara içme isteği geldiğinde aynı şekilde çöpten 2-3 cm çiğnenerek küre devam edilir.

Veya karabaş bikisi de bu amaçla uygulanabilir.

Karabaş bitkisi ve sigara bıraktırma kürü

Karabaş bitkisi aktarlardan temin edilebilir. Raf ömrünün bir yılı geçmemiş olmasına dikkat etmek gerekir.

Kullanma şekli:
Kaynamakta olan bir su bardağı suya bir tatlı kaşığı dolusu ufalanmış karabaş bitkisinden ilave edilir ve dört dakika hafif ateşte kaynatılır. Daha sonra ılımaya bırakılır. Ilıdıktan sonra süzülür. Her sigara içme ihtiyacında bir kere gargara yapılır (ağız çalkalanır). Yutulursa da bir mahsuru yoktur. Sigara içme isteği hemen yok olur. Her sigara içme isteğinde gargara veya ağız çalkalanır. Bu şekilde hazırlanmış olan karabaş çayı, 24 saat boyunca bozulmadan durabilir. Her 24 saatte taze hazırlanması gerekir.

Eğer dışarda iseniz, ve sigara içme ihtiyacı duyduğunuzda karabaş bitkisinin sapından bir adet kibrit çöpü boyunda ağıza alınır ve çiğnenir. Çiğnenmeye başlar başlamaz sigara içme isteği ortadan kalkar. Çiğnenmiş saplarının yutulmasında bir sakınca yoktur.

Kerevizin Faydaları

Kerevizin Faydaları
Kereviz Sinirli Olmayı Önlüyor
Akdeniz mutfağının lezzetlerinden kereviz, içerdiği maddeler sayesinde sinirliliği önlüyor.B vitamini, demir ve kireç yönünden zengin olan kereviz şeker, yüksek tansiyon ve romatizma hastalıklarına da iyi geliyor. Uzmanlar düş kırıklığı çekenlerin kereviz ve havuç yemesini tavsiye ediyor. Salatası, çorbası, zeytinyağlı yemeği yapılarak tüketilebildiği gibi, yemeklere kendine özgü bir lezzet de katan kereviz, içerdiği değerlerle alternatif tıpta birçok hastalığın tedavisinde de kullanılıyor. Yaprak ve kök kerevizi olarak iki çeşidi bulunan ve anavatanı Güney Avrupa olan kereviz, deniz havası alan rutubetli yerlerde yetiştiyor ve soğuk havada kolayca don tutuyor.

Uzmanlar, lezzeti ve besin değerinde kayıp meydana gelmemesi için kereviz alırken don yememiş olmasına özen gösterilmesi gerektiğini belirtiyor. Kerevizin içeriğindeki ’sedanonik anhidrit’, ’sedanolin’, ‘limonen’, ‘palmitik asid’ ve ‘gayakol’ gibi maddeler sayesinde zihinsel yorgunluğun giderilmesine iyi geldiğini kaydeden uzmanlar ayrıca B vitamini, demir ve kireç içeren kerevizin, unutkanlığı ve sinir yorgunluğunu giderdiğini ifade ediyorlar. Uzmanlar idrar söktürücü özelliğe de sahip bulunan kerevizin, böbrek taşı ve kumlarının düşürülmesine yardımcı olduğunu, şeker, yüksek tansiyon ve romatizma hastalıklarına da iyi geldiğini kaydediyorlar.

Cinsel gücünüzü arttırın: Kereviz
Kerevizin tarihi çok eskilere, antik Yunan’a kadar dayanır. O zamanlar kereviz o kadar kutsal bir bitki olarak biliniyordu ki, spor yarışmalarını kazananların başlarına ödül olarak yabani kerevizden taç yapılıp konulurdu. Ancak kerevizin şöhreti kötü bir talihsizlik sonucu (spor yarışmalarını kazanan kralın oğlunu kereviz yaprakları arasına giren bir yılan soktu) lekelendi ve yalnızca ölüm çelengi olarak kullanılmaya başlandı.

Kereviz, çeşitli iklim koşullarına uyum sağlayabilir, ancak ılıman ve nemli iklimlerde daha verimli olarak yetişir. Geniş yaprakları ve uzun yaprak sapları ve şişkin bir gövdesi vardır. İki çeşit kereviz vardır, bunlarda bir tanesi kökü yumru bağlamayan, yaprak sapları uzun olan yaprak kerevizi, diğeri ise, yaprak sapları kısa kökü yumrulu, kök kerevizidir.

A, B ve C vitamini, kalsiyum, demir, potasyum ve kireç içerir. Kanserden yüksek tansiyona, gripten kolestrole kadar her türlü hastalığa karşı tedavi edici etkisi vardır. Onun mucizevi etkileyici gücü geçmişte Yunanlılar ve Romalılar tarafından keşfedilmiş ve onlar kerevizi tıpta ve yemeklerinde kullanmaya başlamışlardı.

2500 yıl önce hekimlerin babası Hipokrat, “altüst olmuş sinirleriniz için kereviz besininiz ve ilacınız olsun” demiştir. Özellikle erkeklerde cinsel arzuyu kamçılayan ve cinsel gücü arttıran kereviz, zamansız iktidarsızlık için doğal bir çaredir.

Kerevizin anayurdu Akdenizdir. Eski Yunan, Romalılarca koku verici olarak ve ayrıca şifalı ot gibi kullanıldığı bilinmektedir. Yaprakları ise çeşitli dönemlerde hüznün ve zaferin simgesi olmuştur. Homeros, İlyada’sında Archille in bu bitkiyi görkemli saçlarının tedavisinde kullandığından söz eder.

Sağlıktaki rolü
C vitamini yönünden oldukça zengin olan kereviz, vücudun günlük C vitamini ihtiyacının % 15 ini karşılar. 100 gr. kerevizde 2 mgr. A vitamini, 15 mgr. C vitamini, 4 mgr. kalsiyum, 10 mgr. potasyum ve 2 mgr. demir bulunur. İki orta boy kerevizde sadece 20 kalori vardır.
Son yıllarda yapılan araştırmalar kerevizin kanserden yüksek tansiyona, gripten kolesterole kadar her türlü hastalığa karşı savaştığını ortaya çıkarmıştır.

Amerika da yapılan deneylerde, kerevizin içindeki kimyasal maddelerin vücudun bağışıklık sistemini güçlendirdiği, canlılarda tümör oluşumunu önlediği ve tümör oluşum riskini % 38 ile % 50 oranında azalttığı gözlemlenmiştir.

Her gün kereviz yiyen ya da kereviz suyu içen hastaların tansiyonunun düştüğü ve kan basıncının dengelendiği görülür. Vücudun kaybettiği suyu yenilemenin en iyi yolu kereviz suyu içmektir. Kereviz suyu aynı zamanda stresi azaltır, uykusuzluğa iyi gelir ve baş ağrılarını engeller.

Diyet yapanlar için de faydalı olan kereviz suyu, tatlı ihtiyacını engeller. Sindirim sistemi ve böbrekleri dengeli çalıştırır. İyi çiğnenerek yenen kerevizler mideyi güçlendirir. Yorgunluğa ve iştahsızlığa iyi gelir.

Nelere faydası vardır?
- Cinsel gücü arttırır ve cinsel isteği kamçılar
- İç salgı bezlerini, özellikle böbrek üstü bezlerini çalıştırır
- Sinir yorgunluğunu engeller
- Kanı pisliklerden temizler
- Akneleri geçirici ve cildi temizleyici özelliği vardır
- Böbrek taşı ve kumunun kolay düşürülmesini sağlar
- Diyet uygulayanların zayıflamasını kolaylaştırır
- Unutkanlığa iyi gelir
- İdrarı söker
- Kan ve süt yapar
- Karaciğeri temizler
- Yüksek tansiyona iyi gelir
- Romatizmayı tedavi edici etkisi vardır
- Uykusuzluğu giderir
- Baş ağrılarını geçirir
- Mideyi güçlendirir

Nasıl kullanılır?
Sofrada: Tohumu öğütülür. Çorba, köri, güveç ve turşulara kullanılır, tuzsuz rejimlerde tuz yerine bu tohum uygulanabilir. Yaprağı salataya doğranabilir, bunun dışında yemeklere de katılabilir. Sebze çorbası ve güveçlere, ateşten alınmadan 3 dakika önce eklenebilir.

Sağlık için: Tohumu kaynatılarak özü çıkarılır ve içilir. Sinirleri yatıştırıcıdır ve midedeki fazla gazı çıkarmaya yardımcı olur. Yaprağı çay gibi demlenerek içilir. İştahı açar ve sindirimi kolaylaştırır.

Kaynak: 50mucizebitki

MAZI YAPRAGININ FAYDALARI

Mazı Ağacı Bitkisi: Pul yapraklı, daima yeşil kalan bir ağaç türüdür.

Mazının Faydaları: Mazı yaprağı siğilleri gidermekte etkilidir. Kozalağı, bağırsak solucanlarını düşürücü etkisi için kullanılır. Panzehir olarak da etkilidir. Gebe kalmayı önleyici etkiye sahiptir. Basur memelerine karşı da kullanılır.

Mazı Nasıl Kullanılır? Mazı ağacının yaprağı ve kozalağı kullanılır. Şap mazı toz haline getirilip ağız yaralarına karşı kullanılır.

SERVI KOZALAGI

SERVI KOZALAGI - Cupressus sempervirens L. (Cupressaceae) : Türünün yeşil iken (kış aylarında) toplanıp kurutulmuş kozalaklarıdır. Olgunlaşmış kozalaklar etkisizdir. Bu tür, dallan dört köşeli olan ve kışın yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Toros dağlarında (Antalya, İçel) doğal olarak yetişir. Mezarlıklar ve bahçelerde yetiştirilir.
Dalların dik (var. pyramidalis) veya yayık (var. horizontalis) olmasına göre iki varyeteye ayrılmaktadır.
Dış görünüş: Parlak gri renkli, 2-4 cm çapında, küremsi şekilli bir kozalaktır. Reçine kokulu ve buruk lezzetlidir.

Bileşim: Tanen ve uçucu yağ (% 0.4) taşımaktadır.
Etki ve kullanılışı: Kabız, ateş düşürücü, terletici, idrar arttırıcı ve kan kesici etkileri bulunmakta-dık. Haricen basura ve kokulu ayak terlemelerine karşı kullanılmaktadır.

Eskiden beri, çocukların gece işemelerine karşı kullanılır. Yeni araştırmalar da bu etkinin varlığını doğrulamıştır

Kullanılış şekli: Dahilen dekoksiyon (% 2-3), yemekler arasında bir Fincan içilir. Basura karşı servi kozalağı hulâsası ile hazırlanmış merhem veya süppozituvarlar kullanılır veyahutta servi kozalağı dekoksiyonu ile basur memeleri pansuman yapılır. Kokulu ayak terlemelerine karşı, ayaklar servi kozalağı dekoksiyonu (% 5) ile yıkanır ve ayaklar bir müddet bu dekoksiyon içinde tutulur.

On yaşından büyük çocukların gece işemelerini kesmek için, altı gün süreyle öğle ve akşam yemeklerinde çocuğa 30-40 damla servi kozalağı tentürii, bir fincan suya damlatılarak içirilir.

Sarı Kantaron Otunun Faydaları

Sarı Kantaron Çiçeği(Hypericum perforatum)
Kantaron Otu :Hypericum perforatum L.) Tarla, yol ve orman kıyılarında, tepelerde ve çayırlarda Temmuz’dan Eylül’e kadar çiçeklenen ve ülkemizde, sari kantaron, kan otu, kılıç otu, mayasıl otu ve yara otu gibi yöresel adlara da sahip olan şifalı bir bitkidir. Bitki 25-60 cm boyunda olup, çok dallıdır ve sapları ayrı olduğu halde bir şemsiye biçimindeki çiçekleri 5 parçalı, korolla altın sarisi renkli ve kenarları siyah renkli guddeli tüyler ile çevrilidir . Erkek organları çok adette ve 3 demet halinde bir araya toplanmıştır. Yapraklar ışığa karşı tutulduğunda, yağ guddeleri, parlak noktacıklar halinde kolaylıkla görülür. Bitkiye binbirdelik otu denmesi bu özellikten ileri gelmektedir. Yanılmamak için, tam olarak açmış bir çiçeği parmaklarınızın arasında ezdiğinizde, ondan kırmızı bir su aktığını göreceksiniz.
Faydaları ve Kullanım Alanları
• Yaraların iyileşme sürecini hızlandırabilir
• Hafif ve orta şiddetteki depresyonlarda rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisi vardır.
• Korku, endişe, kaygı, umutsuzluk ve çaresizlik duygularının giderilmesinde yardımcıdır.
• Siyatik, eklem iltihabı (artrit) ve pre-menstural kramplar (Adet öncesi ağrı ve sıkıntılar) giderilmesinde faydalıdır.
• Safra salgısını uygun yönde etkileyerek sindirim sistemini rahatlatabilir.
• Kronik yorgunluk sendromunda, uykusuzluk, menopoz dönemindeki sıkıntı, stres ve gerginliklerin giderilmesinde etkili olabilir.
.Her derde deva olduğundan bahsedilir.özellikle mide ağrılarına birebir geldiğini bizzat gözlemlenmiştir. Ayrıca zeytinyağına ufalanarak merhem haline
getirildikten sonra açık yaralara sürüldüğünde ,yaraların çok çabuk iyileşmesini sağlar.
Hastalar üzerindeki gözlemlerimize dayanarak ifade ediyoruz ki doğru Kantaron kullanımı ve düzenli içildiği takdirde kanser hücreleri üzerinde temizleyici bir etki görülmektedir.
— Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Oya Kaçar, kantaron otunun Avrupa’da son yıllarda hafif ve orta şiddetli depresyonların, stres, uykusuzluk, anksiyete gibi günlük yaşamı olumsuz etkileyen rahatsızlıkların tedavisinde basarıyla kullanıldığını, atidepresan olarak kullanılan sentetik ilaçların kullanımında karşılaşılan uykusuzluk, kilo kaybı, seksüel bozukluklar gibi ciddi yan etkilere de rastlanmadığını belirtti.
Yan Etkiler ve Etkileşimleri:
Hamilelerde kullanılması yeterli klinik çalışma olmadığı için önerilmez.
Bazı hastalarda sindirim bozukluklarına neden olmuştur.
Bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara sebep olabilmektedir.Bu gibi hallerde kullanımı kesmek gerekir.
Binbirdelikotu çayı ; sinir yaralanmalarında ve her türlü sinirsel şikayetlerde, çarpma sonucu yaralanmalarda ve ağır kaldırma sonucu ortaya çıkan rahatsızlıklarda kullanılabilir. Ayrıca o, ishale karşı da etkili bir bitkidir. Sinirsel yüz ağrıları , günde 2-3 bardak binbirdelikotu çayı içip, dıştan da (haricen) ağrılı bölgeler uzunca bir süre binbirdelikotu yağı ile ovalanarak iyileştirilebilir.
Bitkinin ayrıca, sinir iyileştirici olarak adlandırılan ve sinirsel rahatsızlıklarda, nevrozlarda, uykusuzlukta ve sinir yorgunluklarında başarıyla kullanılan bir de tentürü (Binbirdelikotu Tentürü) hazırlanabilir. Bu tentür dıştan (haricen) friksiyon (ovarak sürme) biçiminde, içten (dahilen) ise, günde 10-15 damla, 1 yemek kaşığı suya karıştırılarak kullanılır. Konuşma bozukluklarında, rahatsız uykularda, histeri krizlerinde, uyurgezerlikte olduğu kadar, yatağa işeme ve depresyonlarda da başarıyla kullanılabilir.
Tüm bu hastalıklarda içten binbirdelikotu çayını kullanırken, bir yandan da oturma çok olumlu sonuçlar verdiği söylenebilir. Haftanın 6 günü, arka arkaya ayak banyoları alınması da tavsiye edilmektedir. Sinir sistemi ile ilgili tüm rahatsızlıklarda bu kür önemlidir.
Gelişme çağındaki genç kızların, bir süre (Birkaç ay) günde 2 bardak binbirdelikotu çayı içmeleri tavsiye edilir. Bu çay, cinsel organların gelişmesine yardımcı olacak ve adet görme düzensizliklerine son verecektir.
Çok ünlü olan Binbirdelikotu (Kantaron) Yağı’da hiç bir evde eksik olmamalıdır. Gerçekten de binbirdelikotu yağı ; ağrı kesici, iltihap önleyici ve iyileştirici özellikleriyle, en iyi yara yağıdır. Bu yağı herkes kolayca hazırlayabilir. İyileştirme gücünü en az 2 yıl korur ve yalnızca açık yaralarda, yeni yaralanmalarda, hematomlarda (Deride mavi-mor lekeler), beze şişkinliklerinde, güneş yanıklarında ve pürüzlü yüz ciltlerinde bakım toniği olarak kullanılmakla kalmayıp, uçuklar (herpes), varisli damarlar, basurlar (hemorrhoids), sırt ağrıları, lumbago, siyatik, mafsal (eklem) iltihabı, romatizma ve felçli-inmeli (paralysis) bölgelerde de etkili bir friksiyon (Ovarak sürme) yağı olarak kullanılabilir.
Yanıklarda ve haşlanmalarda etkili bir yağa sahip olabilmek için bitkinin çiçekleri keten tohumu yağına yatırılır. Bu yağ, güneş yanıklarında da kullanılabilir. Karınlarına zeytinyağı ile hazırlanmış binbirdelikotu (Kantaron) yağı sürüldüğünde karın ağrısı çeken bebeklerin ağlamaları sona erebilir.
Kullanım Biçimleri :
Çay Hazırlamak : 1 tatlı kaşığı dolusu bitki, orta boy 1 su bardağı kaynamış suya eklenir ve 3-4 dakika demlendikten sonra süzülür. Yukarıda belirtilen durumlarda günde 2-3 bardak içilir.
Kantaron Yağı Hazırlamak : Güneşli havada toplanmış çiçekler, gevsek biçimde bir şişeye doldurulur ve üstüne, sızma zeytinyağı eklenir. Zeytinyağı çiçekleri örtmelidir. Mayalanma süresi olan 3-5 gün süresince şişenin kapağı açık tutulur ve arada bir çalkalanarak, güneşli bir yerde bekletilir. Daha sonra şişenin kapağı kapatılır ve 4-5 hafta boyunca, arada bir çalkalanarak güneşte bekletilir. Süre sonunda süzülür, çiçekler de sıkılır ve koyu renkli şişelere doldurularak saklanır. Yanık yaraları için, zeytinyağı yerine, ketentohumu yağı kullanılır.[1]
Kantaron Tentürü Hazırlamak : 1 litre konyağın içine, güneşte toplanmış ve ince kıyılmış 2 avuç bitki (sap, yaprak ve çiçek ) eklenir. Sise 14 gün boyunca güneşte bekletilir ve arada bir çalkalanır. Süre sonunda süzülür ve koyu renkli şişelere aktarılarak, serin bir ortamda saklanır.
Sarı Kantaron Ekstresi: (Hypericum perforatum L.) Özellikle Avrupa ve Amerika'da çay yerine, bitkinin çiçek, yaprak ve saplarından elde edilen ve kapsül şeklinde satılan ekstresi de kullanılmaktadır. Kronik yorgunluk sendromunda, menopoz dönemindeki sıkıntı, stres ve gerginliklerin giderilmesinde faydalıdır.
ANTİDEPRESAN ÖZELLİĞE SAHİP
Eski çağlardan beri şeker, kronik romatizma, mide-bağırsak, bronşit hastalıkları ve soğuk algınlıklarının tedavisinde kullanılan otun, “parazit düşürücü”, antiseptik ve yara iyileştirici etkisinin bulunduğunu anlatan Dr. Kaçar, bu özellikleri nedeniyle yanık tedavisinde de etkili olan otun içeriğindeki “Hypericin” adlı maddenin, antidepresan özelliğinin bulunduğunu anlattı.
Dr. Kaçar, şunları kaydetti: “Klinik ve hayvan deneylerinde antidepresan etkinliği kanıtlanan ve (doğal prozac) olarak anılan ot, yan etkisi olmadığı için Avrupa’da son yıllarda hafif ve orta şiddetli depresyonların, stres, uykusuzluk, anksiyete gibi günlük yaşamı olumsuz etkileyen rahatsızlıkların tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır. Antidepresan olarak kullanılan sentetik ilaçların kullanımında karşılaşılan uykusuzluk, kilo kaybı, seksüel bozukluklar gibi ciddi yan etkilere de, kantaron otu kullanımında rastlanmamaktadır.”
BİLİNÇSİZCE TÜKETİLMESİ SAĞLIK AÇISINDAN RİSKLİ
Dr. Kaçar, bitkinin mutluluk hormonu olarak adlandırılan “seratonin”in yanı sıra vücudun kendini iyi hissetmesi için gerekli olan “dopamin” ve “norepineprin” hormonlarının salgılanmasını da yan etkisiz olarak teşvik ettiğine dikkati çekti. “Hypericin”in uyku esnasında kişide “derin düşünce, meditasyon, memnuniyet verici ve yaratıcı düşüncelerin çoğalmasını sağladığını” ifade eden Dr. Kaçar, bu maddenin bazı bakterilere karşı da antibakteriyel etkiye sahip olduğunun belirlendiğine değindi.
Bitkinin, Avrupa ve ABD’de preparat haline getirilerek birçok hastalığın tedavisinde yaygın olarak kullanıldığını dile getiren Dr. Kaçar, Türkiye’de 9 çeşidi bulunan ottan henüz ilaç olarak yararlanılmadığını, halk arasında genelde çay olarak tüketildiğini vurguladı.
Dr. Kaçar, şöyle konuştu: “Bu bitkinin rastgele toplanması ve bilinçsizce tüketilmesi, sağlık açısından risklidir. Çünkü ağır metaller arasında ilk sıralarda yer alan kadmiyum, yol kenarlarında yetişen kantaronun bünyesinde yoğun olarak bulunmaktadır. Buralardan toplanacak kantaronun, şifadan çok kanserojen etkisi vardır. Bu nedenle kantaron temiz bölgelerden toplanmalıdır. Bu bitki, ülkemizde genel olarak çay olarak tüketiliyor. Bu tüketimde de, belirli bir dozajın aşılmaması gerekiyor. Yani, günde en fazla 1 fincan içilebilir. Aşırı içilmesi, özellikle açık tenli kişilerde ışığa duyarlılık, ciltte kızarıklık, döküntü gibi yan etkilere neden olabilir.”
KAYNAK:50MUCİZEBİTKİ

SIGILLERE KARSI BİTKİSEL FORMUL

SIGILLERE KARSI BİTKİSEL FORMUL
siğillere karşı kürSiğillere karşı akarsu kenarında yetişen söğüt ağacının taze yaprağını önermekteyim. Bir adet taze söğüt yaprağı, iki parmak ucu arasında iyice kırıp ezildikten sonra, siğilin üzerine on dakika hafif bastırılarak etki ettirilir.

kaynak:saraçoğlu.at

ARTRIT AGRILARI ICIN BAL VE TARCIN KURU

Artrit, kelime anlamı, ağrılı eklem hastalığıdır. Tıbbi anlamda çok çaresi bulunamamış olan bu hastalık için, yapılan araştırmalar sonucu,doğanın iki mucizesi, gerçek anlamda mucizeler yaratıyor. Bu iki mucizeyi merak edenler için, hemen açıklayalım. Bal ve tarçın. Bu kürü uyguşamaya başladığınız ilk andan itibaren, farkı farkedeceksiniz.

Kürü: 2 yemek kaşığı ılık suyun içine, 1 yemek kaşığı bal ve 1 çay kaşığı toz tarçını ekleyip, karıştırın. Krem haline gelince, ağrılı bölgeye sürün Ayrıca, 1 bardak ılık suyun içine, 2 yemek kaşığı bal ve 1 çay kaşığı toz tarçın ekleyip karıştırın. Sabah ve akşam aç karnına, yemeklerden 30 dakika önce için. 1 haftanın sonunda, ağrılarınız, büyük oranda haifleyecek ve 1 ay sonra ağrısız yürümeye başlayabileceksiniz.

KEREVİZ

Kerevizin yaprak ve saplarının, bol vitaminleri ve çeşitli madeni maddeleriyle çok faydalı olduğunu belirten uzmanlar, mideyi kuvvetlendirdiğini ve iştah açtığını bildiriyor. Uzmanlar, kerevizin, iç salgı bezlerini ve özellikle vücutta çok çeşitli vazifesi olan böbrek üstü bezlerini çalıştırdığını, sinir yorgunluğunu da önlediğini ifade ediyor. Kanı pisliklerinden temizlediğini ve sivilcelerin geçmesine, yüzün pembe bir hal almasına yaradığını vurgulayan uzmanlar, kerevizin diğer faydalarını şöyle sıralıyor: “Karaciğerin şişliğini giderip onu yorgunluk maddelerinden temizliyor. Sarılığı gideriyor, böbrekleri çalıştırıyor, fazla suyu dışarı atıyor. Böbreklerden kumu, taşı döküyor. Şişmanları zayıflatıyor ve cinsel faaliyeti çok arttırıyor.”

KETEN TOHUMU

keten tohumu
KETEN TOHUMU - Latince ismi : Semen lini

KETEN TOHUMU, Baharatçılarda rahatça bulacağınız kahverengi, susam gibi, tadı hoş olan keten tohumunu manuel veya elektrikli kahve değirmeninde (toz haline getirilmezse vücut susama benzeyen bu tohumdan yararlanamıyor) un gibi çekerek buzdolabında cam kavanozda ( veya derin dondurucuda) saklayın;
 günde birkaç tatlı kaşığı suyla için, yiyin, yoğurdunuza, çorbanıza, kekinize, salatanıza, sabah kahvaltınızda tahıllara, yulaf ezmesine, unlu gıdalarda 3-5 kaşık un yerine bol bol karıştırın ama pişirmeden yemeği tercih edin. Yağını da öyle. Çünkü keten tohumunda kalbe iyi gelen ve kalp krizlerini önleyen, yağlı somon gibi balıklarda bulunan zengin omega-3 yağları yanı sıra, magnezyum, potasyum ve posa , B vitaminleri, protein ve çinko var ve kolestrol yoktur, doymuş yağı ve kalorisi yok denecek kadar azdır. Artrit romatizmada ağrıya, şişmeye ve yangılanmaya iyi gelir.

Kanda kolestrolü ve trigliseridleri, kotu kolestrol LDL i düşürür. Kolestrol nedeniyle damarlarda duvarlardaki sertleşmeyi azaltır. DEPRESYONA, kansere, enfeksiyonlara, kalp hastalığı riskine, sekere, kabızlığa, böbrek hasarlarına iyi gelebilir. Kadınlarda menapozda ateş basmalarında da etkili olabilmektedir. Her derde deva önemli ve çok ucuz bir kaynak.
Keten tohumunu kek, börek, çörek, ekmek gibi fırın ürünlerinde kullanabilirsiniz.
Keten tohumu suda ya da ıslak kaldığında sümüksü bir hal alır, sizi korkutmasın, bu doğaldır, doğası gereğidir.

Keten tohumunu toz haline getirip salatalarına da koyabilirsin.
Keten Tohumu ayrıca Omega 3 ve Omega 6 yag asitleri açısından da çok zengin.. Hepimizin mutfağında bulunması gereken bir tohum. Zaten kullandıkça yeni kullanım alanları da bulmak mümkün. Soğuk algınlıklarında da kullanıldığını belirterek bitireyim.

Keten tohumunun en önemli katkısı B12 den ziyade Omega 3 içeriğidir. Sadece
soğuk su balıklarında görülen bu hayati yağ asidi bizim denizlerimizde yaşayan
balıklarda son derece az. O nedenle keten tohumu önemli bir kaynak. Kullanımı
gayet basit. Mutfak robotu vb. bir aletle irice öğütün çorbalar başta olmak
üzere neye yakıştırıyorsanız bolca kullanın. Baharatlar gibi baskın bir tat ve
kokusu olmadığından kolaylıkla tüketebilirsiniz

ZERDECALIN FAYDALARI

Zerdeçalın Faydaları: Zerdeçal etkili antioksidanlardan biridir. Sarılık ve karaciğer rahatsızlıklarında faydalıdır. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını kolaylaştırır. Zerdeçal antienflamatuar ve antioksidan etkileri sayesinde grip, soğuk algınlığı, astım, bronşit, sinüzit gibi yaygın solunum yolu hastalıklarında yaygın olarak kullanılır.

Osteoporoz

Osteoporoz, kemik erimesi olarak da adlandırılan bu durum kemiklerin incelmesi, zayıflaması ve kırılması ile karakterize bir hastalıktır.
45 yaşında sonra kadınların bir çoğunda osteoporoz görülür. Kemik dokusu sürekli değişen bir dokudur ve kan ile sürekli kalsiyum alışverişi içindedir.

Osteoporoz kronik sırt ağrısına, boy kısalmasına, akşamları bacak kramplarına, eklem ağrılarına, diş kaybına ve dişeti problemlerine yol açar.
Önerilen Bitkiler :
  • Maydonoz
  • Karabiber
  • Soya ve diğer fasulyeler
  • Lahana

HERKEZE VE ÖZEL OSTEOPOROZ HASTALARINA ÖZEL DİYET ÇORBASI

Büyük bir kabın içersine bol miktarda balık kılçığını atın. Eğer kılçıklar çok küçükse bir tülbent içine koyarak düğüm yapın. 30 dakika boyunca kabı kaynatın. Bir miktar lahana, karahindiba, marul, maydonoz ve semizotu ekleyin. Yeşillikler yumuşayıncaya kadar yavaş yavaş kaynatın. Karışıma tuz ve biber ekleyin. Servis yapmadan önce balık kılçıklarını kaldırın. Avakado dilimleri ve karabiber ekleyerek bu bitki çorbasını servis yapabilirsiniz. Bu karışım bol miktarda kalsiyum, magnezyum, boron, betakaroten ve C vitamini içerir. Bunun yanısıra bir miktar D vitamini, flörür ve slikonda ihtiva eder.

OSTEOPOROZ-PROF.DR. AHMET MARANKİ’NİN ŞİFALI BİTKİLER ADLI KİTABINDAN ALINMIŞTIR.

Osteoporoz Hasları Dikkat!
Halk arasında çok iyi bilinen ısırgan otu kemik erimesini hızlandırmaktadır.Isırgan çayı veya ısırgan tohumu kullanıyorsanız aynı zamanda kemik eerimesi(osteoporoz) şikayetiniz varsa bu hastalığa bağlı şikayetlerde artmaktadır.[via]


Ahmet Maranki - Anti Aging Hastaları için Beslenme Önerileri

Hücrelerin, serbest radikallerin zararlı etkilerinden korunması için her gün sebze ve meyve tüketmelidir.

Konserve besinler değil, taze veya kurutulmuş olanlar tercih edilmelidir.

Sebzeler mümkün olduğunca çiğ veya az pişmiş olarak tüketilmelidir. Çiğ ve taze sebzelerin sahip olduğu antioksidant özellik, pişirmeyle yok olur.Az pişirme beta karoten emiliminide artırır.

Margarin yağlar yerine hayvansal yağlardan, zeytinyağı, kanola yağı gibi sıvı yağlar tercih edilmelidir.

Kuru fasulye, nohut, bakla , bezelye, mercimek, yeşil fasulye, soya ve yulafta bol miktarda bulunan saponinler, antioksidant etki göstererek hücrelerde DNA mutasyonlarını önleyerek antikanserajön etki gösterir. Bu yüzden kurubaklagiller sıklıkla tercih edilmelidir.

Zeytinyağı en iyi antioksidant yağdır. Bol E vitamini sağlaması nedeniyle gençlik sağlar ve hastalıklardan uzak tutar.

Avakodo, kötü kolestrolü düşürerek, kalp hastalığı riskini azaltır.

Demir, kırmızı kan hücrelerimizde oksijen taşıyan hemoglabin ve kaslarımızdaki miyoglabin proteinlerinin yapısında yer alır.En çok bulunduğu besinler, ciğer, yumurta sarısı, kırmızı etler, nohut, mercimek, balık, istiridye, yeşil yapraklı sebzedir.Eksikliğinde kansızlık ve bağışıklık sisteminde bozukluk oluşur.Ancak demir fazlalığı vücüdumuzda aynen paslanma benzeri oksitlenme yaparak, damar sertliğine ve tüm vücut hücrelerinin erken yaşlanmasına, yağlanmasına neden olur. Bu nedenle demir prepatları doktor kontrolünde alınmalıdır.

Beyaz unlu gıdalar, beyaz ekmek, pirinç, patates ve tüm şeker katkılı gıdaların glisemik indeksi yüksektir. Buda erken yaşlanmaya sebep olur. Beyaz pirinç yerine posa bakımından zengin esmer pirinç yada bulgur pilavı tercih edilmelidir.

Not; Hangi tedavi yöntemini uygularsak uygulayalım kişinin iyi olacağını bilmesi, kullanacağı maddeyi sevmesi ve onun kendisi için bir şifa kaynağı olacağına inanması çok önemlidir. Bedenimizin değerini çok iyi bilmeli ve kendimize bakmak için hasta olmayı beklememeliyiz.

Brokiliyle Domatesi Beraber Yiyin

Brokoli ve domates, ayrı ayrı kansere karşı etkinliği tanınmış iki sebze. Ancak yeni bir araştırma, ikisinin günlük diyette beraber tüketiminin prostat kanserine karşı daha da etkin olduğunu ortaya koydu.

Anti kanser etkisi

Brokoli son yıllarda geleneksel sebzelerimiz kadar olmasa da sıkça sofralarımızda yer almaya başladı, umarım tüketim sıkılığı daha da artar. Lahana ailesinin bir üyesi ve karnabaharla yakından akraba olan brokoli, önemli anti kanser etkisi olan sulforafan ve indol fitobesinlerini içeriyor.

Brokoli ve domates, ayrı ayrı kansere karşı etkinliği tanınmış iki sebze. Ancak yeni bir araştırma, ikisinin günlük diyette beraber tüketiminin prostat kanserine karşı daha da etkin olduğunu ortaya koydu. Brokoli ve domatesi beraber tüketmeye gayret edin. Size bu şekilde bazı tariflerde hazırladım, faydalı olmasını dilerim.

Beslenme bilimi yaklaşık 20 yıldır yapılan araştırmalarla birçok fitobesinin antioksidan olarak çalıştığını ve serbest radikalleri zarar vermeden önce etkisiz hale getirdiklerini biliyordu.

MENEKŞE YAĞI

MENEKŞE YAĞI
Cilt hastalıkları, egzama, dermatit ve uyuzda kullanılır.
Mikrop kırıcıdır. saç dökülmesine karşı etkilidir.
Kuru saçları nemlendirir.
Parlaklık ve canlılık verir.
Kozmetik endüstrisinde kullanılmaktadır.
İÇİNDEKİLER:

Tanen, saponinler, flavon glikozitleri, vialamin ve emetin içerir.
KULLANILIŞI:

Cilde masaj yapılarak saça friksiyon şeklinde kullanılır.

ÇAM TEREBENTİN YAĞI

ÇAM TEREBENTİN YAĞI
Solunum bel soğukluğunda ve idrar yolu hastalığında kullanılan etkili bir antiseptiktir. saçı besler. dökülmeyi önler kepeği gideriri. ve saçı kuvvetlendirir.
Saç diplerinde mikro organizmaların oluşumunu engeller.

İÇİNDEKİLER:
Reçine asiti, kolofan ve pinen içerir.

KULLANILIŞI:

Günde 1-2 damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak alınır. saç diplere masaj yaparak kullanılır. 200 gr lık şampuana 20 damla damlatılarak kullanılır.
Böbrekte tahriş yaptığından böbrek rahatsızlığı olanlar içmemelidir.

Facebook'ta Beğenin; En Yeni Gelişmeleri İlk Siz Öğrenin!